Limited Şirketteki Gizli Ortaklığın Tasfiyesi

MakaleAçık Erişim
  • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar

Özet

Bu çalışmada, Türk hukukunda doğrudan yasal bir düzenlemeye kavuşturulmamış olan ve temelinde Türk Borçlar Kanunu’nun adi ortaklık hükümlerine (TBK m. 620 vd.) dayanan gizli ortaklık ilişkisinin, limited şirketler eksenindeki tasfiye süreci ele alınmaktadır. Gizli ortaklık, standart adi ortaklıklardan farklı olarak, dış dünyaya yansıyan bağımsız bir malvarlığı bulunmayan; taahhüt edilen katılım payının doğrudan aktif ortağın malvarlığına dâhil olduğu, bütünüyle içe dönük ve mahremiyet esaslı bir yapıdır. Bu esnek ve borçlar hukuku menşeli iç ilişkinin; şekilci, statüsel ve alacaklıları koruma amacı güden limited şirket mimarisine entegre edilmesi, özellikle ortaklığın sona ermesi aşamasında mevcut hukuki normların çözümde yetersiz kaldığı karmaşık uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Bu çalışmada, doktrindeki boşluğu gidermek ve şirketler hukuku pratiğine uyumlu somut hukuki tespitler üretmek amacıyla, limited şirketin aktif ortağı ile gizli ortağı arasındaki söz konusu gizli ortaklığın tasfiyesi incelenmektedir. Çalışmada, gizli ortaklığın feshinin teknik ve hukuki anlamda ticari bir tasfiyeden ziyade, taraflar arasında gerçekleşen şahsi bir “hesaplaşma” süreci olduğu tespiti yapılmaktadır. Bu bağlamda, gizli ortağın şirket malvarlığı üzerinde doğrudan ayni bir hak veya mülkiyet iadesi iddia edemeyeceği; ancak şirketin faaliyetleri neticesinde elde ettiği ekonomik değer artışından katılım payı oranında yararlandırılmasının zorunluluğu ortaya konulmaktadır. Söz konusu yapısal tezatlar ve dinamikler çerçevesinde, ödenmiş veya henüz ödenmemiş katılma paylarının akıbeti gibi uygulamada ihtilaf yaratan maddi hukuk sorunları ayrıntılı biçimde değerlendirilmiştir. Son olarak, tasfiye ve hesaplaşma sürecinden kaynaklanan yargısal uyuşmazlıklar boyutunda taraf sıfatları, görevli ve yetkili mahkeme ile zamanaşımı meseleleri sistematik bir yaklaşımla analiz edilmiştir.

Anahtar Kelimeler

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/adakent/10117Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
DOI
https://doi.org/10.33433/maruhad.1919042Yayıncı resmi DOI adresi
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.authorKeçecioğlu, Burak
dc.date.accessioned2026-10-21T19:31:22.579354405Z
dc.date.available2026-10-21T19:31:22.579354405Z
dc.date.issued2026
dc.description.abstractBu çalışmada, Türk hukukunda doğrudan yasal bir düzenlemeye kavuşturulmamış olan ve temelinde Türk Borçlar Kanunu’nun adi ortaklık hükümlerine (TBK m. 620 vd.) dayanan gizli ortaklık ilişkisinin, limited şirketler eksenindeki tasfiye süreci ele alınmaktadır. Gizli ortaklık, standart adi ortaklıklardan farklı olarak, dış dünyaya yansıyan bağımsız bir malvarlığı bulunmayan; taahhüt edilen katılım payının doğrudan aktif ortağın malvarlığına dâhil olduğu, bütünüyle içe dönük ve mahremiyet esaslı bir yapıdır. Bu esnek ve borçlar hukuku menşeli iç ilişkinin; şekilci, statüsel ve alacaklıları koruma amacı güden limited şirket mimarisine entegre edilmesi, özellikle ortaklığın sona ermesi aşamasında mevcut hukuki normların çözümde yetersiz kaldığı karmaşık uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Bu çalışmada, doktrindeki boşluğu gidermek ve şirketler hukuku pratiğine uyumlu somut hukuki tespitler üretmek amacıyla, limited şirketin aktif ortağı ile gizli ortağı arasındaki söz konusu gizli ortaklığın tasfiyesi incelenmektedir. Çalışmada, gizli ortaklığın feshinin teknik ve hukuki anlamda ticari bir tasfiyeden ziyade, taraflar arasında gerçekleşen şahsi bir “hesaplaşma” süreci olduğu tespiti yapılmaktadır. Bu bağlamda, gizli ortağın şirket malvarlığı üzerinde doğrudan ayni bir hak veya mülkiyet iadesi iddia edemeyeceği; ancak şirketin faaliyetleri neticesinde elde ettiği ekonomik değer artışından katılım payı oranında yararlandırılmasının zorunluluğu ortaya konulmaktadır. Söz konusu yapısal tezatlar ve dinamikler çerçevesinde, ödenmiş veya henüz ödenmemiş katılma paylarının akıbeti gibi uygulamada ihtilaf yaratan maddi hukuk sorunları ayrıntılı biçimde değerlendirilmiştir. Son olarak, tasfiye ve hesaplaşma sürecinden kaynaklanan yargısal uyuşmazlıklar boyutunda taraf sıfatları, görevli ve yetkili mahkeme ile zamanaşımı meseleleri sistematik bir yaklaşımla analiz edilmiştir.
dc.identifier.doi10.33433/maruhad.1919042
dc.identifier.eissn2529-0142
dc.identifier.endpage587
dc.identifier.issn2146-0590
dc.identifier.issue1
dc.identifier.startpage561
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/adakent/10117
dc.identifier.volume32
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofMarmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectHukuk
dc.titleLimited Şirketteki Gizli Ortaklığın Tasfiyesi
dc.typeArticle
dspace.entity.typePublication
rdl.citation.openalex0
rdl.citation.trdizin0
rdl.oa.statusgold
rdl.oa.urlhttps://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/5859721
rdl.sdgSDG16
rdl.source.indexTRDIZIN