Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    The Problem of Recognition of the Taliban Regime Within the Framework of International Law

    Jafarov, Tabriz; Leylanoğlu, Hazar

    One of the current problems of today’s IL is the legal recognition of governments that come to power illegitimately. IL, the recognition of governments is not only a legal process but also a political one. Recognition of governments is of great importance not only in the internal affairs of a state but also in its rights and obligations to take its place in the international community. Within the framework of the agreement signed between the US and the Taliban, they illegitimately captured Kabul immediately after the US withdrawal from Afghanistan in 2021. Former Afghan President Ashraf Ghani secretly fled the country and following this incident, the Kabul administration came completely under Taliban control. The issue of the recognition of the Taliban government within the context of IL, its legitimacy and its place in international relations has been brought to the agenda. In this study, the analytical method will be employed to theoretically examine the types of recognition under IL. Subsequently, the emergence of the Taliban and the processes through which it came to power will be discussed in detail. Finally, the extent to which the principles governing the recognition of governments align withe the de facto practices of the Taliban administration will be analyzed. Within this framework, an assessment will be made regarding the recognition of the Taliban administration by the international community.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Limited Şirketteki Gizli Ortaklığın Tasfiyesi

    Keçecioğlu, Burak

    Bu çalışmada, Türk hukukunda doğrudan yasal bir düzenlemeye kavuşturulmamış olan ve temelinde Türk Borçlar Kanunu’nun adi ortaklık hükümlerine (TBK m. 620 vd.) dayanan gizli ortaklık ilişkisinin, limited şirketler eksenindeki tasfiye süreci ele alınmaktadır. Gizli ortaklık, standart adi ortaklıklardan farklı olarak, dış dünyaya yansıyan bağımsız bir malvarlığı bulunmayan; taahhüt edilen katılım payının doğrudan aktif ortağın malvarlığına dâhil olduğu, bütünüyle içe dönük ve mahremiyet esaslı bir yapıdır. Bu esnek ve borçlar hukuku menşeli iç ilişkinin; şekilci, statüsel ve alacaklıları koruma amacı güden limited şirket mimarisine entegre edilmesi, özellikle ortaklığın sona ermesi aşamasında mevcut hukuki normların çözümde yetersiz kaldığı karmaşık uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Bu çalışmada, doktrindeki boşluğu gidermek ve şirketler hukuku pratiğine uyumlu somut hukuki tespitler üretmek amacıyla, limited şirketin aktif ortağı ile gizli ortağı arasındaki söz konusu gizli ortaklığın tasfiyesi incelenmektedir. Çalışmada, gizli ortaklığın feshinin teknik ve hukuki anlamda ticari bir tasfiyeden ziyade, taraflar arasında gerçekleşen şahsi bir “hesaplaşma” süreci olduğu tespiti yapılmaktadır. Bu bağlamda, gizli ortağın şirket malvarlığı üzerinde doğrudan ayni bir hak veya mülkiyet iadesi iddia edemeyeceği; ancak şirketin faaliyetleri neticesinde elde ettiği ekonomik değer artışından katılım payı oranında yararlandırılmasının zorunluluğu ortaya konulmaktadır. Söz konusu yapısal tezatlar ve dinamikler çerçevesinde, ödenmiş veya henüz ödenmemiş katılma paylarının akıbeti gibi uygulamada ihtilaf yaratan maddi hukuk sorunları ayrıntılı biçimde değerlendirilmiştir. Son olarak, tasfiye ve hesaplaşma sürecinden kaynaklanan yargısal uyuşmazlıklar boyutunda taraf sıfatları, görevli ve yetkili mahkeme ile zamanaşımı meseleleri sistematik bir yaklaşımla analiz edilmiştir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2026
    Alternative dispute resolution in turkish medical law: evaluating conciliation and mediation for medical malpractice cases

    Uydaci, Mert; Durmuş, Veli; Kiziroglu, Serap Keskin

    This study explores conciliation and mediation as alternatives to litigation in resolving healthcare disputes in Türkiye. Disputes often stem from medical errors, unmet expectations, or communication failures. Conciliation, commonly used in countries like France, Italy, and the UK, is a structured negotiation led by a neutral third party. In Türki- ye, conciliation applies to criminal medical malpractice cases involving reckless injury or privacy violations, while mediation is reserved for civil claims such as compensation. Legal prerequisites for conciliation include a formal complaint and the exclusion of specific crimes, such as sexual offenses. Public sector disputes may also require administrative approvals. Benefits of conciliation include faster resolution, reduced emotional and financial strain, and protection of reputations, especially valuable for healthcare professionals lacking malpractice insurance. Me- diation offers confidential and efficient settlements in civil cases, aiding both patients and private providers. The study advocates incorporating conciliation into Turkish health law to enhance dispute resolution, alle- viate judicial burdens, and strengthen patient-provider trust.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2025
    Anonim şirketlerde ttk m. 371/5 hükmü çerçevesinde organın haksız fiilinden doğan sorumluluk

    Keçecioğlu, Burak; Sevi, Ali Murat

    Bu makalede, TTK m. 371 f. 5 çerçevesinde, organlarının görevleri sırasında işledikleri haksız fiillerden dolayı anonim şirketin üçüncü kişilere karşı sorumluluğu ele alınmaktadır. TTK m. 371 f. 5 hükmü, TMK m. 50 f. 2’de düzenlenen ve tüzel kişilerin organlarının eylemlerinden sorumluluğunu öngören genel ilkenin, anonim şirketler bakımından özel bir yansıması niteliğindedir. Hüküm, sadece organ sıfatını haiz kişilerin görevle işlevsel bağlantı içindeki fiilleri için geçerli olup, diğer çalışanların eylemleri bu kapsamda değerlendirilmez. Anonim şirketin bu sorumluluğunun, organın kusurunun doğrudan tüzel kişiye izafe edilmesine dayandığı kabul edilir. Bu çerçevede, haksız fiili işleyen organ kişi, TMK m. 50 f. 3 ve belirli koşullarda TTK m. 549 vd. hükümleri uyarınca şahsen de sorumlu tutulabilir. Böylece aynı fiilden dolayı hem şirket hem de organ kişi birlikte veya ayrı ayrı dava edilebilir. Şirketin zarar görene karşı sorumlu tutulduğu hâllerde, ödediği tazminat nedeniyle ilgili organa rücu hakkı saklıdır. Bu çalışmada, söz konusu düzenleme hem Türk Hukuku hem de mehaz hukuk sistemlerindeki karşılıkları çerçevesinde sistematik biçimde incelenmiş; uygulamada karşılaşılabilecek yorum sorunlarına ve sorumluluğun sınırlarına ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2024
    Konkordatoda menfaat dengesinin görünümleri

    Sarısözen, Murat Serhat

    Cebri icra kurumu olarak kabul edilen konkordato sayesinde, borçlu, kendisine verilen süre boyunca işlerinin başında olacak ve borçlarını “konkordato projesinde” belirttiği şekilde ödeyecektir. Buna karşın alacaklılar ise bu süreci konkordato komiserinin gözetiminde takip ederek beklemek durumunda kalacaktır. Bu bekleyiş, alacaklıların çoğunlukla menfaatine olmamakla birlikte kanun koyucu alacaklı ve borçlu arasında kısmi de olsa bir menfaat dengesini kurmaya yine de özen göstermiştir. Bu çalışmada konkordatoda menfaat dengesinin özel görünümlerini inceleyeceğiz.

  • MakaleYalnız künye2024
    Türkiye barolar birliği’nin 17-18 aralık 2022 tarihli olağan genel kurulu’nda yapılan meslek kurallarına ilişkin değişikliklerin değerlendirilmesi

    Sarısözen, Murat Serhat

    Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın bazı maddele- ri, 17-18 Aralık 2022’de toplanan Türkiye Barolar Birliği’nin Olağan Ge- nel Kurulu’nda değiştirilmiştir. Bu kapsamda kılık kıyafet kuralında, karşı taraf avukatına belge verme zorunluluğunda, stajyer avukat- larla ilişkilere yönelik düzenlemede değişiklik yapılmış; bağlı çalışan avukatlarla ilişkiler ise ilk defa TBB Meslek Kuralları’nda yer bulmuş- tur. Bu çalışma vesilesiyle medeni usul hukukumuzun bir parçası olan avukatlık hukukunun önemli bir mevzuat metnini oluşturan Meslek Kuralları’nda yapılan değişiklikler ele alınacak ve başkaca nelerin de- ğiştirilebileceğine ilişkin önerilerimiz sunulacaktır.

  • MakaleYalnız künye2024
    Aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabulucunun dikkat etmesi gereken bazı hususlar

    Sarısözen, Murat Serhat

    Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, başta arabuluculuğu, ihtiyari bir yöntem olarak ele alsa da geçen süre içinde dava şartı arabuluculuk, özel hukuktan kaynaklanan uyuşmazlıkların büyük bir kısmında kullanılmaya başlanmıştır. Bir süre sonra aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda da dava şartı arabuluculuk hukuk sistemimize dahil olacaktır. Arabuluculuğun aile bireylerinin aleyhine bir yönteme dönüşmemesi ve kanun koyucunun arabuluculukla arzuladığı bütün olumlu sonuçların ortaya çıkabilmesi için arabulucunun, arabuluculuğun temel ilkelerine uygun davranması gerekmektedir. Bu çalışma ile aile hukukunda arabulucudan beklenenler ve genel olarak da arabulucunun rolü ele alınacaktır.

  • MakaleYalnız künye2023
    Vekilin Uygun Olmayan Tutum ve Davranışlarının HMK m.79 ve m.151 Kapsamında Sonucu

    Sarısözen, Murat Serhat

    HMK m.79, duruşma disiplinine ilişkin tarafa nazaran avukata birtakım ayrıcalıklar tanımıştır. Avukat, yargılamada uygun olmayan tutum ve davranışları ile duruşmayı bloke eder ve hakimin tüm uyarılarına rağmen bu tutum ve dav- ranışlarına son vermezse acaba ne olacaktır? Sırada bekleyen onlarca dava da avukatın davranışından dolayı görü- lemeyecek midir? Eğer avukatın, duruşma salonundan hiçbir şekilde çıkartılamayacağı görüşünde olursak, bu soruya ilişkin, diğer davaların da görülemeyeceği şeklinde bir çözümlemeye varmamız gerekir. Hakimin yapması gereken, önce avukatı uyarmak sonra da duruşmayı ertelemek ve sıradaki duruşmaya geçmektir. Zira duruşmayı henüz ertelemeden, o duruşmanın avukatı hakkında herhangi bir yaptırım uygulayamaz. Sıradaki duruşmaya geçilmiş olmasına rağmen, o avukat uygun olmayan tutum ve davranışlarını sürdürmeye devam eder ve diğer yargılamaların yapılmasına engel olursa diğer davaların tarafları ve onların avukatları bilinmeyen bir süre kadar daha duruşmalarını beklemeye devam etmek zorunda bırakılmamalıdır. Böyle bir ihtimalde, uygun olmayan tutum ve davranışlarını, duruşmasının ertelenmesinden sonra da sürdüren avukatın, sıradaki duruşmaya geçildikten sonra artık görülmekte olan davanın avukatı olduğundan da söz edemeyiz.

  • MakaleYalnız künye2023
    Tbb meslek kurallarının “yargı organlarıyla ve adli mercilerle ilişkiler” başlıklı ikinci kısmının değerlendirilmesi ve bazı maddelerinin değişimine olan ihtiyaç

    Sarısözen, Murat Serhat

    Avukatların mesleklerini icra ederken dikkat etmesi ge- reken kurallar, Avukatlık Kanunu’nun yanı sıra meslek kurallarında da ele alınmıştır. Elli yılı aşkın bir zaman önce hazırlanan TBB Meslek Kuralları’nın değişmesi önemli bir ihtiyaçtır. Birçok kanun değişmesi- ne ve meslek artık eskisi gibi icra edilmemesine ve özellikle Kıta Avru- pası Hukuk Sistemi’ni benimseyen ülkelerin de yer yer Anglo-Ameri- kan Hukukundan özellikler taşıyan kurumları hukuk sistemlerine en- tegre etmesiyle birlikte; yeni bir bakış açısıyla, bu kuralların gözden geçirilerek yeniden hazırlanması isabetli olacaktır. Çalışmamızda bir kısım kuralların birleştirilmesi, bir kısmının yürürlükten kaldırılması, bir kısmının ise yeniden düzenlenmesi önerilerinde bulunulmaktadır.

  • MakaleYalnız künye2023
    İşveren Vekili (!) Arabulucular

    Sarısözen, Murat Serhat

    İş uyuşmazlıklarında arabuluculuğun beklenen sonuçlarını doğurabilmesi arabulucunun, arabuluculuğun temel ilkelerine uygun davranması ile mümkün olabilir. Bu sayede arabuluculuk işçinin aleyhine bir yönteme dönüşmez ve kanun koyucunun arabuluculukla arzuladığı bütün olumlu sonuçlar işçi – işveren ilişkisinde ortaya çıkar. Uygulamada karşılaştığımız, arabuluculuğa ilişkin birden fazla emredici kuralı aynı anda ihlal ederek tıpkı işveren vekili gibi çalışan kimi arabulucuların fiillerine yakından bakabilmek ve bu eylemleri bir sonuca bağlayabilmek için bu çalışma hazırlanmıştır. Aslında tarafsızlık, arabulucu açısından önemli bir yükümlülük olduğundan, kavramsal olarak “vekil” ve “arabulucu” aynı olumlu cümlede kullanılamaz. Bununla birlikte uygulamada yaşanan kanuna aykırı tutumu, bu şekilde başlıklandırmayı uygun bulduk.

  • MakaleYalnız künye2022
    HMK Madde 152 Kapsamında Soruların Belirlenmesi Bağlamında ABD Hukuku Soru Tarzına Genel Bir Bakış

    Sarısözen, Murat Serhat

    Hukuk Muhakemeleri Kanunumuza m.152 ile “(Doğrudan) Soru Yöneltme”nin girmesiyle birlikte artık taraf vekilleri tanıkları, bilirkişileri ve duruşmaya katılan diğer kişileri sorgulayabilecektir. Etkin bir sorgu sistemi, tarafların, ka- nunlarla güvence altına alınan ispat hakkının da tam olarak gerçekleşmesini sağlayacaktır. Doğrudan soru yöneltme imkanına sahip olan avukat, bunu ne şekilde kullanacağına yine kendisi karar verir. Bu sebeple HMK’daki doğrudan soru yöneltme düzenlemesinin, Anglo Amerikan Hukukundaki çapraz sorgu sistemine benzeyip benzemediği bu çalış- mada irdelenecektir. Aynı zamanda uzun bir mahkeme tecrübesiyle gelişen ve hukuk kurallarına da yansıyan ABD tarzı soru sorma pratiğinden, Türk Hukukunda faydalanıp faydalanılamayacağı da bu çalışmanın konusunu oluşturacaktır. Bu kapsamda doğrudan sorgu ve çapraz sorgunun nasıl yapıldığı; her iki sorguda da dikkat edilmesi gereken yönler ana hatlarıyla incelenecektir.

  • MakaleYalnız künye2021
    Yatırımcı-devlet tahkiminde devletlerin karşı davaları üzerinde saluka’nın etkisi

    İlhan, Hüseyin Afşın

    Devletlerin yabancı yatırım çekmek amacı ile yabancı yatırımcılara bazı teşvikler sunmaları gayet yaygındır. Bu teşviklerin bir parçası \rolarak genellikle devletler, yatırımcı ile aralarında doğabilecek uyuşmazlıkların uluslararası tahkimde görülmesine rıza göstermektedirler. \rEğer bu rıza, sadece yatırımcıya tahkime başvurmak hakkı verir şekilde \rdar kaleme alınmış bir tahkim şartında formüle edilmiş ise, devletlerin \ryatırımcı aleyhine tahkime başvurmaları ya da onlar tarafında açılmış \rdavalarda karşı dava açabilmeleri tehlikeye girmektedir. Diğer tarafından, bazı yazarlar devletlerin maruz kaldıkları bu durumu adaletsizlik \ryaratabileceği nedeni ile eleştirmektedir.